Kategori: Yaş

  • 5 olduk

    Sevgili kızım Selin

    5 yasını doldurdun ve bizler büyüdüğünü görmekten çok mutluyuz. Bu yıl doğumgünü partini hem arkadaşların hem de anneanne, dede, teyze tüm aile kutladık. Mekanı bu sefer koşuyoluna da yakın olması vesilesi ile Nar Parti evi olarak belirledik. Hem arkadaşların ve sen eğlendiniz hem de tüm veliler rahatça oturup sohbet etti. Bu sebeple genel olarak organizasyondan memnun kaldık. Duvar boyama etkinliğiniz de ayrıca çok başarılı idi. Babanemin senin için aldığı elbise ile bir prenses gibi oldun. Pastanı da Winx temalı seçtin(büyüdükçe karakter tercihlerin de değişiyor tabi:)). Sınıf arkadaşların ve kankin Nisan ile neşeli bir doğumgünü kutladın. Nice senelere hep birlikte sağlıkla…

  • Selin Kuşadası’nda

    Ekim ayında Ege’de tatil yapılır fikri aslında ilk olarak bundan birkaç sene arkadaşım Esra’nın düğünü vesilesi ile Bodrum’a gitmemiz ve çok güzel vakit geçirmemiz sonrasında aklımıza yatmıştı. Bu sene 29 ekimin perşembeye gelmesi ve şirketimin de 28 ekimi de tatil etmesi sonucu pazar oy kullanmak üzere dönecek şekilde kısa bir tatil planı yapmamıza yetti. 3’ümüzün uçak bileti almasına yetecek millerimiz vardı ancak tatil planı son günlere kalıp Antalya ve Dalaman uçuşları bayağ bir dolmuş olunca hadi izmire uçalım dedik. Çok da iyi yapmışız zira sadece kuşadasında nefis güneşli sonbahar günleri yaşamadık aynı zamanda izmirli dostum Didem ve eşi ile keyifli bir gün geçirdik. Otel olarak tamamen çocuk klübü resimlerine bakarak Aquafantasy otelini tercih ettik. Sanırım kaydırakları için değil yeşillik alan ve çocuk klübü resimleri için bu oteli tercih eden nadir ailelerdenizdir. 4 gün boyunca otelden tesis ve a la carte seçenekleri konusunda memnun kaldığımızı ancak açık büfe yemeklerinde çok başarısız bulduğumu söyleyebilirim. Müşteri kitlesi ingiliz ve hollandalı ağırlıklı çocuklu aileler ve yaşlılardan oluşuyor genelde. Türk otelde çok azdı. Selin bol bol ingilizce duydu bu anlamda güzeldi. Ama ben genel ortamdan kalabalıktan çok memnun kalmadığımı söyleyebilirim. Zaten Selin’in havuz ve çocuk klübü tercihi olmasa ben bu tarz otel konseptinden ziyade butik otel ya da küçük işletmeleri her zaman tercih ederim. Zaten İstanbul’da kalabalık ve gürültülü bir şehirde yaşıyoruz tatilde insan sakinlik istiyor. Tatilin son günü arkadaşım Didem ve eşinin bizi alıp kuşadası ve şirincede gezdirmesi ise çok güzeldi. Meşhur kadınlar plajını gördüm ve bayıldım özellikle kimse yokken çok temiz gözüküyordu.Şirince de yokuş ve dar patika yolları ile Ulaşı biraz zorlasa da Selini taşımak durumunda kaldığı için genel ortam itibari ile bizi mest etti. Şu İzmirliler ne şanslı 1 saat lik mesafede çok farklı ve güzel ortamlarda kendilerini eğlendirebiliyorlar.

  • Selin Arya ile tanıştı:)

    İnci teyzen ekim ayında Türkiye’ye ailesini ve dostlarını görmeye geldi. Bu sayede biz de birkaç kez görüşme fırsatı bulduk. Sen Atlas ile daha fazla kaynaştın. Arya İris ise bizim minik tatlı yeni misafirimiz oldu. Özellikle Atlas ile artık iyice tanışıp arkadaş olmanız ve bu sene geçen seneye nazaran çok daha iyi anlaşmanız bizi de çok mutlu etti. Önce Ağva’da iki aile güzel bir gün geçirdik. Sonra Atlas’la evimizde beraber oyuncaklarınla oynadınız. Beylerbeyinde ise 3 aile keyifli bir yemek yedik. Bu görüşmelerden sonra sen de Atlas’ın nerede yaşadığını sorup evine ziyarete gitmek istedin. Ne güzel bir destekçim daha oldu bakarsın bir ara gideriz Brüksele İnci teyzene Atlas’ı ve Arya’yı ziyarete. Minik Arya’nın da tüm ömrü kendi gibi güzel ve mutlu geçer umarız.

  • Selinle organik hayat…

    Hep anneler ve babalar çocuklarının hayatına olumlu şeyler katmaya çalışacak değil ya. Bu yazıda da senin bize kattığın olumlu bazı konulardan bahsetmek istedim. Organik hayat, eskiye dönüş çabası…Her ne kadar İstanbul gibi büyük bir metropolde her gün gürültü, manyetik vb. kirliliklere maruz kalsak da, etrafımızda her geçen gün kanser olan insan sayısı artsa da, sanırım sen doğmasaydın ben bazı konularda ciddi aksiyon almakta çok daha fazla geç kalacaktım. İnsan bebeği olunca herşeyin en sağlıklısını istiyor. Bu önceleri deterjanı azaltıp sabun tozu, sabun sıvısı, arap sabunu, sirke vb. daha sağlıklı çamaşır temizleyicileri hayatımıza sokmamızla başladı. Hatta kısa bir dönem sabun ağacı taneleri sipariş edip kaynatıp kullanmışlığım bile oldu. Sonra bulaşık deterjanlarının ne kadar kimsayal olduğunu farkedip, Klar ve benzer organik markalara dönüş yaptım. Önceleri organik pazar ve marketten sebze/meyve bulma çabamız sonunda İpek hanım’ın çiftliği ile tanışmamız ile çok daha iyi ve istikrarlı bir hal aldı. Son olarak da uzun ömürlü sütleri kesip günlük süt ya da daha güzeli The sütçü’den aldığımız haftalık mis gibi çiğ sütlere döndük. Tüm bunların önce sana, sonra da bizlere daha sağlıklı bir hayat sağlamasını umuyorum. En azından takıntı haline getirmesek de elimizden geldiğince doğala dönüş yapmaya çalışıyoruz. Sen olmadan yoğun iş temposunda bunları araştırıp öğrenip hayatımıza bu kadar hızlı katmazdık sanırım Selin’cim. O yüzden büyük teşekkür sana…

  • İlkokula bir kala…

    Sevgili kızım
    Bu sene de anaokuluna başladın. Gene MEÇ okulundasın, Penguenler sınıfında. Öğretmenlerinden Miss Hale aynı kaldı diğer öğretmenin ise değişti bu sene Özlem öğretmenleyiz. Onu da çok sevdik ilk izlenim olarak. Sınıf arkadaşlarının bazıları değişti ama hala eski sınıfından sevdiğin arkadaşların var. İlk okul günün çok keyifli geçti. Arkadaşlarını özlemişsin. Umarım bu yıl senin için keyifle geçer…

  • Gökçeada bu kez Selin’le…

    Gökçeada’nın bende yeri çok özeldir. Hem babanla gençlik yıllarımızda kısa ama keyifli 2 gün geçirmiştik, hem de ben daha sonraki yıllarda rahmetli dedenle ailecek bir yaz tatil yapmıştım bu güzel adada. Bu yıl da okullar açılmadan kısa bir kaçamak imkanı daha olunca, tercihimizi gökçeada’dan yana kullandık. Tabi bu kararımızda çok sevdiğim eski iş arkadaşım Deniz’in Gökçeada’da Avlu restoranı işletmesi ve onu görebilecek olmamın da etkisi vardı. Gökçeada’dan aklımızda kalanlar: havuzunu çok sevdiğimiz Anemos otel, Mustafa’nın kayfesi, Bademli köyü, rengarenk kite surf turnuvası, Laz koyu, Aydıncık plajı, sakızlı kahve ve tatlılar, pembe domatesler, arnavut kaldırımlar, el yapımı sabunlar, yerli şarap üretimi, rüzgarlı deniz, müthiş günbatımı, sakinlik ve daha fazlası…kısacası biz bu tatile doyamadık.

  • İlk Yaz Kampımız:)

    Bu sene tatil planlarımızı Amerika gezimizin detayları üzerine yoğunlaştırdığımızdan yazın deniz tatili için ne yapacağımıza dair pek bir fikrimiz yoktu. İşle ilgili belirlenmesi gereken bir iki kritik tarih de bekler durumdaydık. Bu esnada okulundan bize Çizgi Sanat Yaz Kampının tanıtımı geldi. 4-6 yaş arası cocuklara hitap eden ve okuldan bazı oğretmenlerinin de katılacağı bu kampın ekolojik tatil konseptinde bir yer olan Pastoral Vadide olduğunu gorunce de neden olmasın dedik Biz planlama için düşünürken plan posta kutumuza hazır düşmüştü. Kamp dolayısı ile ve diğer çocuklarla birlikte eğleneceğini tahmin ediyorduk ama her gun 10-12 arası bu kadar rahat edeceğimizi beklemiyorduk açıkçası. Kaldığımız yer samimi insanların olduğu, yakınından dere geçen, ahşap evlerde kalınan, gayet doğal ve sıcak bir mekandı. Ancak benim beklentim çok yüksek olmasa da açıkçası Çıralı’da kaldığımız mekana gore daha bakımsız olduğunu söyleyebilirim. Öte yandan her gün taze pişen ve organik sebzelerden yapılan yemekler, doğal inek sütü içmemiz ve sıcak ortam tüm kusurları kapattı diyebilirim. Denize uzak olma sorunumuzu da her gün 14:00-18:00 arası farklı yerlere yapılan turlarla çözdük. Genel olarak herkes çok kafa dengi idi ve farklı şehirlerden katılım olması da ortama ayrı bir renk kattı. Ev sahibimize ve kızına da burda denk gelmemiz ayrı bir şaşırtıcı tesadüf oldu. Keçileri beslemek, makarna kesmek, sanatsal faaliyetlerine katılmak, eski nostaljik çocuk oyunları oynamak, akşamları yaratıcı drama öğretmeninizin anlattığı masalları dinlemek sizler için çok keyifliydi. Yeşil Vadiye gittiğimizde gölün üzerinde salıncakla salınmak ise bambaşka bir deneyimdi biraz korkutucu gözükse de Bu tatil senin için çok keyifliydi. Tek eksiğin havuz ve kaydırak olduğunu anladık zira arada sormaktan kendini alamadın

  • Karnemizi aldık…

    Anaokulumuzun ilk yılsonu karnesini aldık. Okuldaki töreniniz 12.30 da başlayacaktı. İşten çıkıp park yeri arayıp güç bela yetiştik. İyi ki yetişmişiz zira bu kez ilk karneyi sana verdiler sevgili selincim. Veliler rahat fotonuzu ceksin diye de sandalya üstüne cıkarttılar her birinizi. Size çok güzel ve keyifli bir oğrenim dönemi geçirttikleri için öğretmenlerin Melike ve Haleye cok teşekkür ederiz. Önümüzdeki sene aynı okula devam edeceksin ama öğretmenlerin değişecek sanırım bu sebeple buruğuz biraz. Ne güzel olurdu ilkokulda bizim zamanımızdaki gibi sizlere hep aynı öğretmen devam edebilse. Ama özel okulların düzeni bu maalesef. Tatili çok istekli karşıladın okulun son zamanları sıkılmaya başlamıştın biraz. Umarım çok keyifli bir yaz geçireceksin.

  • Selin Amerika’da…

    Sevgili Kızım Selin

    Bu yıl şirketimin beni Orlando’da düzenlenen Sapphire 2015 konferansında göndermesi sebebi ile maale konferansın sonuna 1 hafta da izin ekleyip tatil yapmaya karar verdik. Biz babanla 2007 yılında Amerika’ya gitmiştik Seniz Hala’nı ziyarete. Bu sebeple bizlerin vizesi de hala geçerli iken sana posta yolu ile çok kolay bir şekilde vize alabildik. Sonradan teyzen de bize katılmaya ikna olunca 14 gunluk cok güzel bir Amerika gezisi yaptık. Aslında biz babanla seni belki 8-9 yaşına geldiğinde Paris’deki Disneyland’a gotururuz diye düşünüyorduk. Hatta daha once Paris’e sen doğmamışken gittiğimizde bile Disneyland’i gezmemiştik ki ilerde bir çocuğumuz olur birlikte gideriz diye. Ancak sen çok kısmetliymişsin ki Orlando Disneyland i görmek için bir fırsatımız oldu ve biz gezgin aile bu fırsatı kaçırmadık. Yaşın itibari ile de pek çok etkinliğe katılabildin. Bu gezinin bir diğer farkı da aslında daha küçükken de farklı ülkelere gitmiş olmadan rağmen bu tatilleri çok hatırlamıyor olman ancak umarım bu Amerika tatilini artık büyüdüğün için hatırlıyor olacaksın. İnsanların sürekli farklı bir dil konuşuyor olmasının ilk defa bu kadar net ayırdına vardın. Hatta ingilizce ben az biliyorum dedin ama gene de diğer çocuklarla iletişim kurmaktan geri kalmadın bizi mutlu ettin. Amerikadaki su içilen musluklar sana çok değişik geldi. Öncelikle frankurt aktarmalı uçusumuz senin açından sandığımdan kolay geçti ancak özellikle gidişte ben 7 sene onceki amerika ziyaretiem gore okyanus uçusundan çok sıkıldığımı farkettim artık yaşlanmanın etkisi mi bilemiyorum:) Önce Frankurta hep beraber uçtuk sonra teyzen ile ayrılıp Lufthansa ile Orlandoya uçtuk ve tekrar Orlando’da buluştuk. Teyzenin washington aktarması ise tam bir macera idi hepimiz için. Sonra Disney’s Magical Express ile otelimiz Disney’s Saratoga Springs‘e yerleştik. Serviste türkçe konuştuğumuzu duyan bir Amerikalı bayan bizimle türkçe sohbet etmek istedi zira eşi askermiş ve bundan 40 sene önce turkiyeye gelip 1.5 sene yaşamış Samsun, Ankara vb. birkaç şehri görmüş hala bazı türkçe kelimeleri biliyordu ve bizi görmekten çok mutlu olduğu belli idi. Otelimiz aslında ailelere ayrılan villalardan oluşuyordu ve bizim kaldığımız daire oldukça genişti teyzenle çok rahat ettik. Otelin bir de çocuklar için çok keyifli havuzu vardı. Çok buyuk olmayan havuzda toplam 3 cankurtaranın sürekli gorevli olması bizi şaşkına çevirdi. Orlando’da yaşadığımız en keyifsiz konu ise yemeklerin vasat ve fiyatların özellikle doların çok yükselmesi sebebi ile görece yüksek olması idi. Disney parklarında ziyaret planımızı Magic Kingdom, Animal Kingdom ve Epcot olarak belirledik. Ben 3 gun konferansda olduğum için animal kingdoma sen baban ve teyzenle gittin. Magic Kingdoma biraz geç gittiğimiz için pişman olduk parkın pek çok bölümünü gezemedik ama gezdiğimiz kısım bile çok güzeldi. Animal kingdom da sen çok keyif almıssın ama teyzene güzel gelmemiş. Epcot’da da çok eğlendik.Bunun yanısıra konferansın son gün etkinliği Jennifer Lopez konserine babanla gidebilmemiz de ayrı bir keyifti konseri çok beğenmesek bile. Orlandoda geçirdiğimiz 7 günün ardından araba kiralayıp Miami yakınlarındaki Fort Lauderdale şehrindeki otelimize yerleştik. Bu arada kiralama şirketi alamo elinde küçük araç kalmadığı için bize gayet güzel bir jip verdi aynı fiyata ki konforu dışında, ilk başta bunun donus yolculuğumuzdaki valizler açısından ne buyuk bir şans olacağını tahmin edememiştik. Fort Lauderdale de kaldığımız otelden çok memnun kalmadık ama okyanusda yüzmek (dalgalı da olsa), marinalara yanaşan lüks yatları görmek ve oteldeki nispeten başarılı yemekleri yemek bizi biraz motive etti. Birde swarm ve foursquare i sanırım en aktif bu tatilde kullandık yemek yeri ararken. Özellikle tavsiye üzerine gittiğimiz La Crepe çok başarılıydı kahvaltı için. Miami’nin dibine kadar gelmişken Oceans Drive gidelim dedik ama özellikle saat 4 gidip 9 gibi donunce bize çok vasat bir yer gibi geldi. Belki geceleri farklıdır bilemiyoruz:). Orlando’ya geri döndüğümüzde bu sefer Hilton Grand Vacations International Drive’da kalıyoruz ve bu oteli de başarılı buluyoruz. Özellikle outlet centera ozel bir geçiş yapmaları büyük başarı. Havuzu keyifli, suit odamız geniş, balkonumuz güzeldi. Otel konusunda keyfimiz tekrar yerine geldi. Son günlerimizi de outlet centerdan alışveriş yapıp, göremediğimiz downtown Disney’i görmeye ayırdık. Özellikle downtown disney çok başarılı idi. Yemek yediğimiz Planet Holywood ve diğer mekanlar dekorasyonları orjinal fiyatları Amerika ortalamasına gore makul yerlerdi. Sana çok güzel bir prenses kostumu ve ayakkabı aldık sonunda ısrarlarına dayanamayarak giyip gezdin, dans ettin çok keyifli idi. Son gün de otel havuzuna girdin ve kendi kendine yüzmeyi sonunda öğrendin. Diğer çocuklarla ingilizce konusma cesaretini gostermen ve kısmen de olsa anlaşman çok güzeldi. Umarım hayatın boyunca bundan çok daha güzel tatiller, değişik ülkelere seyahatler gerçekleştirirsin sevgili kızım. Çok okuyan değil çok gezen bilir derler ama sen bu gidişle hem çok okuyup hem çok gezeceksin inşallah. 4.5 yaşında İspanya, Litvanya, Saraybosna ve Amerika dahil 4 farklı ülke görmüşsün hiç fena değil ortalaman:)

  • 2015 Kış…

    Yeni yılda neler yaptık mart ayı sonu olunca bir yazı yazmak istedim sevgili kızım…

    Öncelikle karne heyecanımız sonrası sömestr tatilinde 3 günlük bir İzmir kaçamağı yaptık. Amcanla, Öykü ablanla, dedenle ve Özge teyzenle çok güzel vakit geçirdin. İzmir kışın bile çok keyifli imiş hele kordon. Otelimiz çok merkezi bir lokasyondaydı. Bu sebeple pek çok yere yürüyerek gidebildik.
    İzmir dönüşü dedeni de alıp İstanbul’a geldik. Bu esnada Buz devri gösterisi oldu ve Dilara ablanı da alıp bu gösteriye gittik.
    Sonrasında önce arkadaşın Lilly sonra Nisan ve Derin’in doğumgünü partilerine katıldın. Sayende bizim de her haftasonu sosyalleşme imkanımız oldu:)

    Arada ufak bir kaza geçirdin ve çene altına dikiş atıldı.Umarım iz kalmaz.

    Bir haftasonu Düzce kaçamağı yaptık anneanne ve arkadaşların Duru ile Nehir’i gördün.

    Elsa ve Sindrella kostümleri aldık keyifle giydin. Arkadasının Nisan’ın doğumgününe katıldın.

    Merak eden çocuk saatinde “Köpekler neden küçük olur?” konulu bir sunum yaptın.