Haftasonu Kaçamağı

Uzun yıllardır İstanbul’da olmamıza rağmen Şile’ye hiç gitmemiş olmamız benim gibi gezmeyi seven biri için içimde kalmış bir konu ve hep listemde beklettiğim bir kısa tatil seçeneğiydi. Ağva’ya ve Polonezköye pek çok kereler gitmiş olmamıza rağmen nedense kısmet olup da Şile’ye bir türlü gidememiştik. Üstelik 3 sene oncesinden gozume kestirdiğim ama fiyat/performans açısından tereddüt edip beklettiğim bir mekan bile vardı aklımda Woodyville. Bayram oncesi boyle musait bir haftasonu olup biricik kızım da okullar tatil oldu diye tatil sayıkladığından eşimi de ikna edip bir kısa tatil kaçamağı planladık. Gezimizin asıl amacı anne babası maalesef çalışan izni az olan zavallı beyaz yaka grubundan olduğundan tatil konusunda arkadaşları kadar şanslı olmayan kızımıza bir nebze olsun tatilin basladığını hissettirebilmekti. Bu anlamda da Şile’nin dalgalı denizine ek onlem olarak havuzu olan bir tesis seçmemiz işimizi kolaylaştırdı. Kısa haftasonu tatilimizde istediğimiz hersey vardı. Yemyeşil bir ortam, ahşap bungolavlar, hamaklar, çocuk parkları, mis gibi kumsal, deniz, havuz, atlar. Dolayısı ile Selin tabi ki çok eğlendi. Su kuşu kızım havuzdan çıkmadı ve artık yüzmeyi çok iyi öğrendiği için biz hiç onun peşinde dolanmak zorunda kalmadık göz kontrolümüzde olması yeterli oldu. Gene de birlikte oynamak için biz de tabi ki zaman zaman havuza girdik. İstanbul’a bu kadar yakın ama doğa ve huzur açısından bir o kadar uzak bu yeri çok geç keşfetmişiz meğer umarım ara ara bu ziyaretleri tekrarlarız ailecek.

Bu yazı 6 yaş, Geziler, Şile kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir cevap yazın