Hey gidi Karadeniz…

Geçen sene tadı damağımızda kalan Rize Kampından sonra bu yıl da bir Karadeniz gezisi yapmayı planlamıstık. Hem uzun yıllardır görmek istediğim Macahel’i görmek hem de geçen sene Doğu Karadeniz’i göremeyen babanı da alıp tekrar bir yeşil tur yapmak için aylar önce Bukla’dan rezervasyonumuzu yapmıştık. Aslında bu geziyi temmuz sonu yapmak istesek de babanı yogun iş programı nedeni ile ağustos sonuna otelemiştik. İyi ki de oyle yapmısız cok güzel bir tur grubu ile bazen yagmurlu ama cogunlukla cok keyifli ve sıcaktan bunaltmayan bir havada Karadenizi gezdik. Gezimizin tek kotu yanı bozuk yollarda minibusle yolculuk yapmanın mideyi biraz zorlaması idi. Ancak kemence calan keyifli rehberimiz ve seninle kücük olduğun için ön sıraları paylasan sevimli tur arkadaşlarımız her fırsatta meyve fındık toplayıp bize ikram eden grubumuzla bu durumu da idare ettik. Ilk gün Trabzona inen ucağımızdan sonra Bukla aracı ile Badara yaylasına gittik. Burada hayatımda ilk defa tulum eşliğinde horon oynadım cok keyifliydi. Sonra cok sevdiğimiz otelimiz Nordic‘e geçtik. Akşam otelde turda edindiğin 2 arkadaşınla uno oynadın ve çok eglendik. Tabi tur boyunca da arkadaşlarında vakit gecirdiğin için cok mutlu olduk. Yemeklerde bile yanımızda oturmadın:)İkinci gün Çermeşk yaylasına çıktık ve gölünü gördük. Göle soğuk havada girmeye cesaret eden az kişiden ikisi de baban ve sendin. Tüm tur senin cesaretine hayran kaldı:) Bu yaylada yediğimiz et yemeği babana biraz dokundugundan donuste ve ertesi gun biraz kotu oldu ama sonra toparladı. Biz de sonraki gün ahşap işlemelerine hayran kaldığımız Camili Köyündeki İremit Camisi’ni, Borçka Karagöl ve Palovit Şelalesini seninle basbasa gezdik. Doğal közlenmiş ve haşlanmış mısıra ve güzel demlenmiş çaya doyduk bu gezide:) Sen selaleye bile girmek istedin ama biraz soguk geldi. Turumuzun 3. gununde Macahel vadisinde bir aile işletmesi olan İremit pansiyon kaldık. Pansiyonun işletmecileri çok sıcakkanlı ve çalışkan insanlar. Özellikle Sevda hanımın enerjisine hayran kaldık. Burada rehberimizin aksam kemence eşliğinde verdiği konsere ise bayıldık. Sonraki gün Çuripira Yaylasını ve Maral Şelalesini gördük akşam da seyirterasının muhtesem manzarasında güneşi batırıp Yeşil Vadi bungalovlarında kaldık. Gece kamp ateşi yakma imkanı olan, dere kenarındaki bu tesisi çok sevimli bulmakla beraber işletmesi ve yemeklerini basarısız ve özensiz bulduk. Dönüşümüzden önceki gün Balıklıgöl’ü ve Şirata göllerini gördük. Çiftekörü ve Mencuna şelalesi de bu gezide gördüğümüz diğer güzel yerlerdi. Dönüş yolunda ise çay molası verdiğimiz Deriner barajının manzarasına bayıldık. Her ne kadar baraj oradaki ekosistem için zararlı olup çevrecilerin protestolarına maruz kalsa da manzarası muhtesemdi. Barajı protesto etmek için bir iş adamı arkası dönük Atatürk heykeli bile diktirmiş.Trabzon uçağımızın geç saatte olması vesilesi ile bagajları havalimanına bırakıp Trabzon merkezde de şehir müzesinde ve ünlü Beton Helva dondurmacısına uğradık. Tadı damağımızda kalan bol yürüyüşlü bol yemekli çok keyifli bir gezi oldu. Umarım Karadeniz’e tekrar yolumuz düşer.

Bu yazı 8 Yaş, Artvin kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir cevap yazın