Sevgili Kızım Selin
Dışarı çıktığımızda çevredeki insanlara sürekli güldüğün için sonunda gittiğim kuaförde çalışan kız sana bu ismi taktı. Nereye otursak ya arka masadakileri ya ön masadakileri taciz edip illa kendini sevdiriyorsun. E güzel ve de sevimli olduğun için bu pek de zor olmuyor. Ama baban ve ben seni pek yabancıların kucağına vermek istemediğimizden sıkıntılı anlar yaşıyoruz. Bugün ilk defa The Hunger’da otururken bu sefer arka masamızda oturan arap turist gurubuna gülücük atman sonucu kadın masadan kalkıp yanımıza gelip ingilizce bebeği bana verin siz rahat yemek yersiniz dedi, biz de teşekkür ederek bu teklifi geri çevirdik. Özetle senin insanlara gösterdiğin samimiyeti biz gösteremiyoruz sevgili kızım. Ne kadar eli yüzü düzgün insanlar da olsa seni başkalarının kucağına verme fikri çok hoşumuza gitmiyor belki de kıskanıyoruz içten içe bilemiyorum. Bakalım sen büyüdüğünde neler olacak?