Sanırım günümüzde pek çok çalışan annenin en önemli sorunu olan, çocuğu için uygun bakıcıyı bulma problemi ile karşı karşıyayız. İşe dönmeme 2 aydan az bir süre kalan şu günlerde, tatildi, düğündü vb nedenlerle ertelediğimiz bakıcı sorunu geldi kapımıza dayandı. Zaten işe dönecek ve seni bırakacak olma fikri beni üzerken, bir de üstüne senin son aylarda bana iyice bağlanman ve özellikle evimiz dışındaki ortamlarda benimle göz temasını kaybettiğin an ağlamaya başlaman, tuzumuz biberimiz oldu. Yaşadığım şu sıkıntılı günlerde anladım ki, 1 yaşından önce çocuğunuzu bir başkasına emanet edecekseniz muhakkak çalışacağınız bakıcıyı en geç 6. ayda bulun ve bebeği bu insana alıştırmaya başlayın. Aksi takdirde benim gibi, bu kız bu kadar vakitte nasıl yeni bir insana alışacak, sevecek diye kara kara düşünmeye başlarsınız. Keşke akrabalarımızla aynı şehirde yaşıyor olsaydık da seni daha fazla sosyalleştirebilseydik Selin’cim. Teyzen dışında seni gözümüz arkada kalmadan emanet edebileceğimiz hiç kimse yok maalesef ve o da çalışıyor. Özlem teyzen de durumuna o kadar üzülüyor ki benim işe başlayacağım hafta yıllık iznini kullanıp, sana henüz bulamadığımız:( bakıcı ile birlikte bakmayı teklif etti sağolsun.
Gelelim bakıcı arayış maceralarımıza:
1. Öncelikle herkes gibi biz de bakıcı konusunda eş, dost, tanıdıklara haber saldık. Tam Düzce’de kafamıza uygun birini bulduk diye sevinirken (haftaiçi yatılı almayı bile kabullenmiştik) bulduğumuz kişiyi ailesi Almanya’ya götürmeye karar verdi.
2. Sonra baktık tanıdıklardan bir sonuç elde edemeyeceğiz bakıcı şirketlerini araştıralım dedik. Eve kamera koyarız, ilk zamanlar teyzen, anneannen, ninelerin gelip bakıcıyı denetler bir sorun çıkmazsa yolumuza devam ederiz dedik. Bir şirketi arkadaş tavsiyesi ile, bir diğerini temizliğimize gelen bayanın önerisi ile ve sonuncuyu da benim internetteki araştırmalarım sonucunda bulduk. 1 hafta boyunca ilettiğimiz kriterlerde 15 e yakın adayla görüştük. İlk zamanlar babanla kendimizi acemi hissederken 3. tur görüşmelerde artık iyice duruma hakim olmuştuk. Hızlıca aday değerlendirip, beğenip beğenmediğimiz konusunda ortak görüş birliğine varabiliyorduk. İtiraf etmeliyim ki, çalıştığım şirkette yaptığım iş görüşmelerinde bile bu kadar zorlanmamıştım. İnsanın yavrusunu emanet edeceği insanı bulması gerçekten zor. Babanla çalışıp araştırma yapıp neler soracağımızı önceden belirlememize rağmen, her adayı tanımak ve varsa önemli bir açığı fark edebilmek için çok çaba sarf ettik. Tam gönlümüze göre birini bulduk sözleşme yapacağız derken, işe almayı düşündüğümüz bakıcı hem tarih konusunda gerekli esnekliği gösteremedi, hem de daha önce kabul etmesine rağmen kamera konusunda sorun çıkarttı. Biz de, daha işe başlamadan bu şekilde tavır koyan birini tutmaktan vazgeçip başladığımız noktaya geri döndük. Bakalım önümüzdeki günler şansımız yaver gidecek ve gönlümüzdeki bakıcıyı bulabilecek miyiz?