Daha önce Selin’i sosyalleştirmek adına olumsuz sonuçlanan ilk girişimimizin ardından, bu kez soluğu Ulus Gymboree‘de aldık. Tam adresi bulmamız biraz uzun sürse de, aslında mekanın evimize araba ile 5-10 dakikalık bir mesafede olması avantajdı. Bu deneme dersimiz de öncekinde olduğu gibi Selin’in uyku saatine denk gelmesine rağmen, bu kez 5 dakikalık bir gözlemleme ve ayılma sürecinden sonra aktivitelere dahil olabildik. Hem sınıfın daha az kalabalık olması (5 bebek vardı ama sayı 10 a kadar çıkıyormuş), hem eğitmenin bebeklerle birebir ilgilenmesi genel olarak dersin Selin açısından çok daha verimli geçmesini sağladı. Bebekler arasında en küçük olan ve tek kız Selin’di ama tüm oyunlara rahatlıkla katıldı. Sonuç olumlu olunca biz de 3 aylık bir dönem için Gymboree Play & Learn 3 sınıfına kayıt yaptırdık.
İnternette araştırma yaparken Gymboree ile ilgili çok farklı yorumlar okumuştum. Ben kendi adıma değerlendirme yapacak olursam
Artılar:
– Kış mevsiminde soğuk havalarda parka gidemeyen bebekler için oyun alanı sağlanmış oluyor
– 50 dakikalık derste oyunlarla birlikte kavramlar öğretiliyor
– Diğer bebeklerle iletişime geçiliyor (benim gibi yakın arkadaşlarınızın bir kısmı yurtdışında, İstanbul’da olanlar da henüz çocuk sahibi olmamışsa bu önemli oluyor)
– Parklardakine göre daha gelişmiş ve çeşitlik oyuncak seçenekleri var
– Evdekilerden farklı oyuncaklarla da oynayıp paylaşmayı öğreniyor
– İstanbul standartlarına göre evimize çok yakın
Eksiler:
– Fiyatlar yüksek
– Amerikan menşeili bir eğitim kurumu olduğundan arada 1 tane de olsa ingilizce şarkı eklemiş olmaları beni rahatsız etti sanırım bu ilerleyen sınıflarda artarak devam ediyor. (Doğru olan bebeğin başka bir ülkede yaşamıyorsa ya da anne babası yabancı değilse, önce anadilini öğrenmesi bence)
– Derse anne+bakıcıları ile gelen pek çok bebek vardı bu ortamı kalabalıklaştırıyor
– Derse bebeklerle sadece anneler ya da bayan bakıcıları katılmıştı. Henüz hiç baba göremedim. Aslında sınıflar ebeveynler açısından karma olsa, babalar bu tip olaylara daha fazla dahil olsa, biz de Selini babasıyla sırayla götürsek bence çok daha güzel olurdu.
Gözlem:
Deneme dersinde bir bebeğin annesi ile birlikte, tipinden endonezya ya da malezya civarı bir ülkeden olduğunu tahmin ettiğim bakıcısı vardı. Bakıcısı kırık bir ingilizceyle anne ile iletişim kuruyor yok denecek kadar az bir türkçe ile de diğer bebekler ve anneleri ile konuşmaya çalışıyordu. Yaşı sanırım 50′ nin üzerindeydi. Paraya ihtiyacı olduğundan çalıştığı muhakkak. Ama bu bebek bu insandan konuşmayı öğrenecekse ne düzgün bir türkçesi, ne de ingilizcesi olacaktır. Ayrıca bakıcıların bebekle oynayıp şakalaşabilmeleri için çok yaşlı olmamaları gerektiğine inanıyorum.
Son Yorum:
Haftasonu anneannemi ziyarete gitmiştik. Derse kayıt olduğumuzu duyunca tam olarak aynı kelimeleri kullanmasa da “Siz çocuk oyun oynasın diye üstüne bir de para mı veriyorsunuz!!” anlamına gelecek hayret ifadeleri kullandı. Aslında kendince haklıydı. Onun ve hatta benim dönemimde de herkesin birden fazla çocuğu olur, çocuklar kardeşlerle oynar, mahalle diye bir kavram olur, mahallede de tüm çocuklar birbirleri ile kaynaşır, parklar dışında da bir sürü açık bahçe vb alan olur yer bulmak için, yaşıt arkadaş bulmak için bu kadar uğraşmazdınız.