Mardin Gezisi

Bu sene niyetlendiğimiz Mardin gezimizi sonunda yapabildik. Daha önce yazdığım Mardin Kapısı şarkısı merakından yola çıkarak gittiğimiz gezi çok ama çok güzel geçti. Cumartesi vardığımız Mardin’de önce otelimiz Reyhani Kasri‘na yerleştik. Merkezi konumu, temizliği ve güleryüzlü çalışanları ile beklentilerimizi karşılayan şirin bir oteldi. Terasından Mezapotamya manzarası izlemek ise ayrı bir keyifti. Ertesi gün ise kiraladığımız araç ve şoförümüz Emrullah ile Midyat, Hasankeyf, Mor Gabriel Manastırı gezisi yaptık. Beni en çok Mor Gabriel Manastırı etkiledi. Hasankeyf ve oradaki mağaralar da gerçekten görülmeye değerdi. Kışın sıcak, yazın serin tutması ile mağaralar aslında başka bir enerji kaynağına ihtiyaç duymadan nasıl da korumuş insanları geçmişte. Şimdi biz o dağları kayaları kazıp bina yapıp sonra ısınma ya da soğuma için bir dünya enerji harcıyoruz hem de dışarıya bağımlı bir şekilde. Hasankeyf’de bir de dokuman tezgahında kilim dokuyan bir amca ile karşılaştık ve 2 adet kilim aldık. Hem de çok uygun fiyata. Keşke el sanatları yok olmasa. Dönüşte Midyat’ta Gelüşke Hanı‘nda yemek yedik ki hem ortam hem yemekler anlamında bizi tatmin etti. Sadece tatlı olarak baklavasını başarılı bulmadık. Dönüş yolunda Nusaybinde Beyazsu’ya uğradık ve nehir kenarında demleme çay içtik.  Beyazsu özellikle debisinin fazla olması, suyunun çok temiz olması ile bizi keyiflendirdi ve kenarında kaçak çay içmek ayrı bir keyifti. Ancak benim gibi yeşil ve sulak bir şehir olan Düzce’de büyümüş biri için çok da ilginç değildi. Öte yandan normalde yazın hava çok sıcakken yöre insanları buraya akın edip sadece bir oturma bölmesi kiralamak için 60 tl veriyorlarmış. Öğrenince çok şaşırdık.

Akşam ise Cerciş Murat  konağında yemek yedikten sonra adet olduğu üzere ellerimizi gül suyu ile yıkadık. Babana ibrikte gül suyunu ben döktüm meğer adet öyle imiş. Garsonlar hanımlara, hanımlara beylere gül suyu dokuyor:) Bu durum babanın ve dedenin çok hoşuna gitti. Günlük hayatta bu tip bir hizmetten yoksun oldukları için:)

Mardin ilginç taş binaları, olgunlaşma enstitüsü binası, ptt binası, ulu camii gibi estetik binaları ile gezilip görülmesi gereken bir yer. Mardin’de tek memnun kalmadığımız yer kebapları çok övülen Kebapçı Rido oldu. Ben hem yemeği başarılı bulmadım hem de temizlik ve hijyen zaten çok zayıftı. Mardin gezisi Selincim için de çok keyifli idi.

 

Bu yazı 3 Yaş, Geziler kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir cevap yazın