Nisan’da Saraybosna

Bu yıl teyzenin izin tarihlerine de uyabilmek adına nisan ayında vize istemeyen bir ülkeye gitmeye karar verdik. Zira bu yoğun kosturmada hiçbirimizin vize prosedürleri ile uğraşmaya hali yoktu. İlk başta St Petersburga mı gitsek diye düşünürken havanın çok soğuk olabileceği varsayımı ile Saraybosna’ya gitmeye karar verdik. Moskova’ya daha önce iş için gitmiştim ama St Petersburg hala görmek istediğim yerler arasında listede bekliyor:)  Aslında uzun zamandır tatillerimizi kendimiz organize ediyoruz uçak bileti, booking.com dan otel vs şeklinde. Ama bu tatil hem tarih olarak çok sıkışık olunca hem de Mostar gibi görmek istediğimiz yerler uzakta olunca 8 sene sonra ilk defa tekrar tur şirketi kullanarak bir tatile çıktık. Gerçi havalimanına vardığımızda bizi karşılayan rehber Selin dahil turda 4 kişi olduğun  söyleyince pek bir sevindik. Zira tur bize özel oldu:) 3 gece 4 gun kaldığımız Saraybosna gezimizde genelde çok güzel bir bahar havası vardı. Son gün ise kar yağdı ve Selin sevinçle karda oynadı. İlk gün valizlerimizin tur aracından çalınmasını saymaz isek çok keyifli bir tatil geçirdiğimizi söyleyebiliriz. İlk gün Saraybosna şehir merkezini gezdik ve mecburen kıyafet alışverişi yaptık. Başçarşı, sönmeyen ateş, Latin köprüsü, Bedesten vb. önemli yerlerini ziyaret ettik Saraybosna’nın.  2. gün ise sırasıyla Poçitel, Mostar ve Blagaj turuna katıldık.  Blagajdaki Alperenler tekkesi denen yerdeki suyun güzelliğine ve temizliğine hayran kaldık. Özellikle Mostar’dan çok etkilendik. Gerçekten güzel bir şehir ve köprü. Şansımıza köprüden atlayan bir gence de denk geldik. Soğuk havada atlamaları büyük cesaret. Köprünün orjinalinin Hırvatlar tarafından bombalanarak yıkılması çok üzüntü verici. Söz konusu Saraybosna olunca savaşın izlerini her yerde görmemek ve videolarını izlememek mümkün değil ama biz tüm bunları Selin’i çok etkilemeden yapmaya çalıştık. Bir sonraki gün ise Travnik, Tünel ve Piramitler gezisine gittik . Travnik gezisindeki gene su kenarı yerler çok keyifliydi ama piramitler denen yeri ben gideceklere pek tavsite etmiyorum. Dakikalarca dik dağa tırmanıyorsunuz ve birkaç kaya parçasından başka bir şey göremiyorsunuz. Tünel ise küçük ama görülmesi gereken etkileyici bir müze idi. 1.60 yüksekliğindeki tünelde biz geçerken çok zorlandık ama Selin çok sevdi ve 4-5 kez geçti tünelden.

Saraybosna ile ilgili genel izlenimlerim çok yeşillik ve sulak bir yer olması, suyun çeşmelerden rahatlıkla içilebilmesi, çok iyi bir insan olan rehberimiz Muhammed ve Selin’in geçirdiği keyifli zamanlardı. Üzüldüğüm nokta ise saraybosna’da devam eden %44 işsizlik ve savaşın acılarının hala unutulmuş olmaması. Sanırım yaşadığımız hırsızlıkta da bu işsizlik oranının etkisi var.

Bu yazı 3 Yaş, Geziler, Saraybosna kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir cevap yazın