Selin Yüzerken

Sevgili Kızım

25 Eylülde ilk başarı sertifikanı aldın. Henüz sadece 2 kez gittiğin yüzme dersinde seviye 2 den Seviye 3 e geçmeyi başardın:) Bensiz havuza öğretmeninle tek başına girmen bile benim için yeterince gurur kaynağı iken havuzdaki rahat hareketlerini görünce bir kat daha mest oldum:)

Bu havuz maceramız nasıl başladı onu anlatayım. Doktorunun tavsiyesi ile seni 2 yasına kadar havuza sokmama kararı almıştık zaten. Çok kısa süreli denize girme deneyimlerin oldu. Ancak özellikle 2013 yılında yaptığımız 2 tatil de mayıs haziran aylarına denk gelip deniz suyu senin için yeterince sıcak olmadığından, denizde yüzmek yerine kıyıda kovalarınla kumda oynamayı tercih ettin. Durum böyle olunca ben senin için yüzme kursu araştırmaya başladım. Önce bulduğumuz Aquababies deneme dersi maalesef senin açından çok verimli geçmedi. Biz de arkadaşım Sultan’ın tavsiyesi ile Aquatots‘u denemeye karar verdik. Deneme dersi özellikle havuz suyu sıcaklığının da senin için ideal olması sonucu çok güzel geçti. Sonraki derste benimle yüzdün ama hocan sendeki ışığı görüp bir sonraki derste seninle başbaşa girmek istedi ve öngörüsünde haklı çıktı. Hoş seni havuzun daha boş olduğu haftaiçi gününde akşam iş çıkışı götürebilmek için hasta hasta Melike ablan ile ben yolları düştü isek de yarım saatlik dersin beni öyle mest etti ki hastalığımı falan unuttum. Buyrun görüntüleri izleyin:)

35. Ay, İlkler, Kilometretasları kategorisine gönderildi | Yorum yapın

Canım Dedem

Melike ablamı, bayram vesilesiyle çocuklarını görmesi için memleketine yolladık. Durum böyle olunca, ben 1 hafta Burhaniye’de geçirdim tatilimi sonraki hafta ise sevgili anneannem bana bakmaya geldi. Söylediğine göre bu sene bana bakmak geçen seneye göre çok daha kolay olmuş. Çünkü artık ben büyüdüm.Yemeğimi kendim yiyebiliyor, kendimi ifade edebiliyor, tuvaletimi bile kendim yapıyorum. Artık annem sadece bana geceleri bez bağlıyor o da bazen:).  Anneannemle geçirdiğimiz güzel bir haftanın ardından, dedem onu arabayla almaya geldi biz de görüşebildik. Dedem benimle çok güzel oyunlar oynadı. Beni yeni arabasıyla gezdirdi. Ben de ona Burhaniye’de Öykü ablamın bana hediye ettiği güzel tişörtümü ve annemin ayvalıktan aldığı Şile bezi elbisemi, güneş gözlüğümle kombinleyerek gösterdim ve pek beğenildim:)  IMG_8390

34. Ay kategorisine gönderildi | Yorum yapın

Doktor Selin

Kızıma Mehtap teyzesinin Londra’dan alıp getirdiği doktor kıyafeti pek bir yakıştı. Ben de web sayfasına hemen fotosunu eklemek istedim. Gerçi Selincim genel gidişata bakılırsa senin jimnastikçi, dansçı ya da balerin olman daha olası gözüküyor şimdilik:) Büyüyünce ne olmak istediğine kendin karar verebileceksin elbette ama, benim tek dileğim istediğin mesleği seçebilme özgürlüğüne sahip olman.  Hem maddi, hem manevi, hem de ülke koşulları anlamında. doktor selin

33. Ay kategorisine gönderildi | Yorum yapın

Bayramda Burhaniye

Ramazan bayramı ve biz gene Balıkesir yollarındaydık. İyi ki Öykü ablanlar Burhaniye’de oturuyor da biz de hem deniz hem bayram keyfi yapabiliyoruz. Gelelim tatil notlarına:

– Sen artık feribotu biliyorsun arabalı feribota çok alıştın. Keyfin de yerindeydin dolanırken hem gidiş hem de dönüşte. Dönüşte bir arkadaşl bile edindin kendine yakın yaşlarda beraber oyun oynadınız.

– Deniz ile ilişkin kumsalda oynama şeklinde geçti ta ki Ceylin ile Altınkamp‘ta bulusana kadar:)

– Cunda’da sakızlı dondurma yedin ve çok sevdin.

– İzmir’e Didem teyzeni ziyarete gittin,babanın doğumgününü 2. kez kutladık:)

32. Ay, Burhaniye kategorisine gönderildi | Yorum yapın

2013 Temmuz

Temmuz ayında neler yapmışız sevgili kızım:

– Bir haftasonu Emirgan korusuna gittik: Ailecek kahvaltı yaptık,  parkta gezdik, göle baktık, heykellerin üzerine çıktık.

– Benim doğumgünümü ve babanla 8. evlilik yıldönümümüzü kutladık:  Bu sene ramazan da olması sebebi ile doğumgunumu ve evlilik yıldönümümüzü çekirdek aile olarak çok sade bir şekilde kutladık. Aslında önemli bir yaşa 35 yaşıma bastım sevgili kızım. Ne demişler dante gibi ortasındayız ömrün. Bu yaş konusunu düşününce keşke seni daha erken doğursaymışım diyorum. Doktorayı bahane edip de bu kadar beklemeseymişim. Ama ne yapalım herşey kısmet işi ve herşeyde bir hayır vardır diye düşünürüm ben. Geç oldu ama güç olmadı di mi sevgili kızım:)

– Sen 5. hastalığa yakalandın: Bu yeni nesil hastalıkları anlamıyorum ben.  Yok 5. hastalık yok 6. hastalık. Bizim zamanımızda yokmuydu bilmem. Önce sana 4-5 gün süren bir ateş musallat oldu. Sonrasında da kırmızı döküntüler. Tabi biz babanla çok üzüldük yorulduk ama sen her zamanki gibi çok dayanıklıydın benim sevgili kızım. Hele döküntü aşamasında görüntün çok kötü olmasına rağmen keyfin çok yerindeydi. Beni tek üzen hastayken seni bırakıp işe gitmek zorunda kalmak oldu.

– Öykü ablan ailesiyle bizleri ziyarete geldi. Beraber boğaziçine gittik ve çok keyifli vakit geçirdik.

 

32. Ay kategorisine gönderildi | Yorum yapın

Yılsonu gösterimiz…

Sevgili Kızım ilk gösterisini yaptı bu sene. Önce afrikalı, sonra kaptan ve son olarak da tütülü bir dansçı oldu. Gösteri tam bizim tatilimizin bitimine denk geldiği için gösteri kıyafetlerini bulmak sevgili teyzene düştü. Kaptan şapkası konusunda da sevgili anneannen imdadımıza yetişti. Zira 2.5 yaşındaki senin gibi minik bir kız için hiçbir kostüm mağazasında kaptan şapkası bulamadık:) Hal böyle olunca, becerikli anneannen, aldığı beyaz bir şapkaya kaptan arması dikip sorunumuzu halletti. Gösterini izlemeye, anneanne, büyükanneanne, melike ablan ve babanla ben geldik.  Dilara ve dilan ablan da oradaydı. Benim doktora mezuniyetimden hemen sonraki gün gösterin olması büyük bir şans oldu. Kalabalık bir izleyici kitlen vardı:) Bence ilk gösterin için oldukça profesyonel ve başarılıydın. Öğretmeninin sana gösterdiği hareketleri çok güzel yaptın. Bizi mest ettin canım kızım. Hep böyle başarılarının devamını görürüz umarım.  

31. Ay, İlk Günler kategorisine gönderildi | Yorum yapın

Selin Çıralı’da

Bu sene  aylar öncesinde yaz tatilimizi Çıralı’da yapmaya karar vermiştik. Bu bölge temmuz, ağustos aylarında çok sıcak olduğundan haziran ya da eylül sanırım en güzel dönemler tatil yapmak için. Çıralı’nın sakin ve denizi güzel bir yer olduğunu daha önce arkadaşlarımızdan duymuştuk. Bu sene ilk defa artık koşuşturmalı bir yurtdışı kültür seyahati değil de, sessiz ve sakin bir deniz tatili yapmak istediğimiz konusunda yorgun bedenlerimiz ve beynimiz hemfikir olunca Çıralı’yı deneyelim dedim. Daha önceki yazılarımda bahsettiğim Kıbrıs tatilimiz ise daha sonradan planladığımız ve araya sıkıştırdığımız kısa bir kaçamak tatil oldu.

Baban her zamanki gibi tatil organizasyonunu bana bıraktı. O kadar ki kalacağımız yer hakkında bile uçağa bindiğimiz ana kadar en ufak bir fikri yoktu. Buna aşırı ilgisizlik mi, eşinin tercihlerine aşırı güven mi desem ne desem bilemiyorum:) Kalacağımız yer konusunda da internetteki araştırmalarım sonucunda Myland Nature‘da karar kıldık ve gerçekten memnun kaldık. Yeşillikler ve limon, portakal ağaçları arasındaki ahşap bungalovumuz ve hemen önündeki teras ve hamak dinlenip keyif yapmak için birebirdi. Bizim geldiğimiz dönem henüz okulların kapanmadığından mıdır yoksa bizim Türk insanının tatil anlayışı biraz farklı olduğundan mıdır bilinmez, Çıralı’da konaklayan misafirlerin büyük bir çoğunluğu İngiliz, Alman, Rus vb. yabancılardan oluşmaktaydı. Kendi ülkemizde böyle güzel ve yeşil alanların kıymetini umarım daha çok biliriz.

Selin için özelikle sabahları yoga dersi yapılan büyük salonda koşturmak çok büyük bir keyif oldu. My Land ‘de çalışanlar da en az sahipleri kadar sıcak insanlardı ve Selin’le bol bol oynadılar. Hal böyle olunca bizim de arada sırada Ulaş ile dinlenme fırsatımız oldu. Kuş sesleri, limon, portakal ağaçları, bisikletle yapılan kısa geziler, Ulupınar ve yanartaş gezilerimiz tatilimizden akılda kalanlar. Bu arada bir uyarı yapmakta fayda var. Çıralı’da sahilde kumlu alan çok olmasına rağmen, denize yakın olan kısım ve denizin sığ olan kesimleri taşlı. Bu sebeple terlik ya da deniz ayakkabısı kullanılabilir. Selin çıplak ayakla taşlarda gayet rahat yürüdü ama ben biraz zorlandım açıkçası. Öte yandan denize girdikten sonra yemyeşil bir dağ manzarasına karşı yüzmek ayrı bir keyif.

 

31. Ay, Çıralı, Geziler kategorisine gönderildi | Yorum yapın

Selin BUMED Çocuk Şenliğinde

26 Mayıs’da ilk kez BUMED çocuk şenliğine katıldık. Daha önce Boğaziçine haftasonları çimen keyfi yapmak için birkaç kez gitmiştik ama ilk kez çocuk şenliğine katılalım dedik madem sen bir büyüdün artık:)

Şenliğe katılmadan daha önce varlığına hiç dikkat etmediğim güney kampus içindeki kreşin bahçesindeki parkta  oynadık biraz. Muhtemelen kreş çalışanlar için yapılmış orada okuyan çocuklar çok şanslı bence. Biraz babanla çimenlerde futbol oynadın ve bu konuda çok başarılısın. Şenlikteki palyaço, parmak boyası, balonlar, dondurmalar ilgini çekse de günün asıl bombası yemek yemek için gittiğimiz BUMED’ de çocuk havuzunu gorup havuz diye tutturman oldu. Hal böyle olunca şenlik alanı kısmında ayrılıp sana spor tesisinden bir havlu bulup bezle sonra da külotla bir güzel çocuk havuzuna soktuk. Biz de kenardan seni keyifle izledik. Çocuk olmanın en güzel yanı bu olsa gerek. Aklına eseni istediğin zaman, istediğin kılıkta (bkz. fotolar:)  yapabilmek ve insanların seni bunun için yargılamaması.

İlk Günler kategorisine gönderildi | Yorum yapın

3. Anneler günü

Sevgili Kızım

Bu sene 3. kez anneler günümü birlikte kutladık. Bu yıl herşeyin biraz daha farkındaydın. Anneler gününün tam anlamını bilmesen de ilk defa “anneler günün kutlu olsun” diyerek anneler günümü sözlü olarak kutladın. Beni kapıda okulda kendi ellerinle yaptığın çiçekle karşıladın. Bir de kart hazırlatmışlar okulunda sana üzerinde el izi olan. Ne kadar mutlu oldum anlatamam. Benim biricik kızım inşallah senin de ilerde çok ama çok seveceğin bir evladın olur anne olmanın keyfini yaşarsın. Melike ablanında anneler gününü kutladık ona da çiçek verdik çünkü onun da üzerinde çok emeği var.

Gelelim Mayıs ayı Aktivitelerine:

– Bu ara yapboz fanatiği oldun sürekli yapboz yapıyorsun

– Okul günlerin keyifle devam ediyor

– İlk defa servise binip okul gezisine katıldın arkadaşlarınla.

30. Ay kategorisine gönderildi | Yorum yapın

Selin Kıbrıs’ta

Dedik ki biz anne kız mart ayında ufak bir tatil yapıp dinlendik ama babamız yapamadı. E hal böyle olunca 1 mayıs tatilini fırsat bilip annem bir de babamla gideceğimiz bir tatil organize etti. Babam ve ben Kıbrıs’ı görmemiştik ama annem daha önce teyzemle görmüştü bu sebeple mayıs ayında hava daha sıcak olur en azından denize birazcık gireriz diye tercihimizi Kıbrıs’tan yana kullandık. Kalabileceğimiz yerler arasında da bize göre en yeşil olan oteli tercih ettik Merit Cyrstal Cove. Kumsalı olması, açık havada çocuk parkı olması, ponylere binebileceğin bir klübü olması çocuk dostu bir otel olduğu imajı verdi ki bu nimetlerden bolca faydalandık. Ayrıca sezon tam açılmadığı için otelin çok kalabalık olmaması çok keyifli vakit geçirmemize sebep oldu. Otelde ağırlıklı çocuklu rus turistler kalıyordu. Ben de ilk defa farklı bir dilde konuşan çocuklarla arkadaş olmaya çalışıp sonra “anne ben ne söylüyorlar anlamıyorum?” dedim. Uçağa ilk defa etrafında olup bitenlerin farkında olarak bindim ama kalkış ve iniş sırasında kemer takmak konusunda bir türlü ikna olamadığım için gene annemin kucağında bebek kemeri ile yolculuk ettim. Tatilimizin benim için en keyifli anları:

– Tchibo’dan aldığımız kum oyuncağı setiyle deniz kıyısında oynadığım zamanlar

– Açık havada serin ve yeşillik bir alanda öğlen uykusu uyumam

– Akşam yemeğinde tanıştığım diğer çocuklarla koşuşturman ve havuz kenarındaki kurbağaları incelemem

– Pony ata bindiğim ve 1 aylık bebek ponyyi sevdiğim zamanlar.

– Çocuk parkında sallandığım zamanlarda annemin öğrettiği “uçacaksın uçacaksın havalara uçacaksın, ayağını yerden kesecem senin kalbime konacaksın” şarkısını söylemem:)

(not :  annemin hiç tarzı olmasa da bu gülben ergen şarkısının sözleri salıncakta havalara uçarken pek bir anlamlı geldi bize:)

– Asansör düğmelerine bastığım (görmemişim biraz malum bu devirde hala 5. kata merdivenle çıkılan  bir apartmanda yaşıyorum) ,  oda kapısını kartla açtığım zamanlar:)

Kısa tatilimizin son gününde Kıbrısın kültürünü de tanımadan dönmek olmaz diyerek bir tura katıldık ve Lefkoşa (Barbarlık müzesi, sınır kapısı), GaziMağusa (Lala Mustafa Paşa Camisi, Maraş Sınır Bölgesi), St. Barnabas Manastırını gezdik. Turdaki en minik katılımcı benim bu sebeple herkesin ilgi oldağı oldum. Bazen uyudum, bazen pusette etrafa bakındım ama dondurmamı yerken keyfim çok yerindeydi:)

 

30. Ay, Geziler, Kıbrıs kategorisine gönderildi | Yorum yapın