Selin Litvanya’da

Bu seneki tatilimizi, annemin doktora tezi ile ilgili katılacağı konferans sebebi ile Litvanya’nın Vilnius kentine geçirdik. Geçen sene ilk  yurtdışı tatilimi İspanya’da yapmıştım, ancak o zaman yürüyemiyordum. Bu sene ise annem hareketli, yürüyen, komando Selin ile tatilinin nasıl geçeceği konusunda bayağı bir endişe duyuyor, ama zaten gündüzleri beni bırakıp işe gitmesi onu yeterince üzdüğünden bensiz bir konferans gezisini ya da herhangi bir tatili aklından bile geçiremiyordu.

Gezinin detaylarına girmeden önce Schengen vize başvurumuz için taa Ankara’ya gitmek zorunda kalan babama teşekkürü bir borç bilirim. Çünküüü, bilenler bilmeyenlere aktarsın Litvanya vizesine İstanbul’dan ya da posta yolu ile başvuramıyorsunuz.

Tatil için annemin bana seçtiği bu valiz çok ama çok keyifli vakit geçirmemi sağladı havalimanında:) Tek sorun internetten hava durumunu yağışlı gösteren sitelere kanıp annemin valizin yarısına uzun kollu bodyler yağmurluk vs koyması oldu:)

Litvanya’ya Air Baltic ile Riga aktarmalı olarak gittik. Beklenenin aksine hem gidiş hem dönüşte uçakta genelde uyuduğum, kalan zamanda ise oyuncaklarımla ve etraftaki diğer çocuklarla çok güzel vakit geçirdiğim için annem ve babamı hiç üzmedim.

Vilnius’da annemin uzun araştırmaları sonucu Neringa Otel’de kaldık. Hem konferans oteline hem de eski şehre ve merkeze çok yakın olduğundan, ulaşımımız oldukça rahat oldu. İlk tatil günümüz olan 8 temmuz’da önce otelde güzel bir kahvaltı yapıp, sonra Vilnius devlet opera binasına gidip annemin konferans katılım belgelerini aldık. Sonra şehri keşfe koyulduk. Vilnius da tüm diğer Avrupa şehirleri gibi, düz kaldırımları ve her yerde engelliler düşünülerek yapılmış yolları ile çocuk arabası kullanmak için biçilmiş kaftandı.

La Crepe, Cili, Vapiano ve Forto Dvaras yemek yemek için gittiğimiz mekanlardan bazıları idi. Ben özellikle krepleri ile ve çocuk dostu oyuncakları ile La Crepe’ye bayıldım.

9 temmuz pazar günümüz Pilies sokağını ve eski şehri keşfetmekle geçti. Annem de arada bazı sunumlara katıldı.

10 Temmuz’da ise Trakai gezisine katıldık. Trakai kalesinde gezme kısmı beni biraz sıksa da, ortam ve Kibinas yemek güzeldi.

11 Temmuz annemin doğum günü ve de sunum günüydü:) Ben babamla uslu uslu gezdim uzunca bir süre. Konferans otelin yakın alışveriş merkezinde çocuk oyun alanı olması ise babamın şansıydı tabi ki…Üstüne üstlük akşam Vilnius üniversitesinde konferansın kapanış partisi vardı. Canlı müzik eşliğinde koca üniversite avlusunda koşturmak çok ama çok keyifli idi. Böylece annemin doğumgününü de güzel bir parti ile kutlamış olduk. Partiyi biz düzenlemesek de:)

12 temmuzda sonunda yağmuru gördük ve annem şemsiyesini kullandı:) Aslında yağmur yağmasa bisiklet turu yapmak gibi bir niyeti de vardı. Balon turu da yapılabiliyor Vilnius’da, ama annem ve babam benle cesaret edemediler tabi:) . Bunun yerine  Litvanya ulusal müzesine, Genoside müzesine ve Gediminas Kalesine çıktık.

 

Ve 13 temmuz dönüş yolculuğu:) Gezimizden akılda kalanlar Vilnius’un Amber kenti olması, güzel bisiklet yolları, sarışın güzel kızları ve çocukları, otel odamızın tam saklanmalık çekmeceleri:)…

19. Ay, Vilnius kategorisine gönderildi | Yorum yapın

Yeni Oyuncaklarım

El emeği göz nuru emekleri ile Öykü ablamın ve Özge teyzemin  bana hediye ettiği bez bebeklerim ve bez kitabım.

Beste teyzemin taa Kanada’dan benim için taşıdığı Hello Kitty Bebeğim…

Tüm sponsorlarıma teşekkürler:)

19. Ay kategorisine gönderildi | Yorum yapın

Leblebi güzeli:)

Dün alışveriş merkezine gittik, son zamanların en huysuz Selin’i de yanımızdaydı.Baban geldiğinde annen perte çıkmıştı. Tahmini 30 dakika içerisinde…Bu arada annene ve babana şiddet uyguladığını da es geçemeyeceğiz. Bu yüzden bunu tarihe not olarak düşelim. Elbette alerjiye bağlı bir ürtiker geçirdiğini de belirtmemiz lazım. Benekli Selin oldun. Zirtek kullanınca geçen beneklerin etkisi azaldığında yeniden çıkıyor… Günün sürprizi senden büyük bir kardeşin elindeki leblebi paketine saldırmanla gerçekleşti. Önden biraz tereddüt eden baban sonra sana rahatlıkla leblebi verebileceğini farketti. Hatta yere düşen her taneyi babana getirmen, leblebi almak için yakalamaca oynaman unutulmazdı.. Sonrasında tabi ki leblebi fanatiği oldun veya seni tabirinle “lebelebebi”.

 

not: babanın sana ilk yazısı:) babaya alkışlar….

18. Ay kategorisine gönderildi | Yorum yapın

Boyu küçük aklı büyük..

Minik kızım oyuncaklarından sıkılınca boyu yetişmeyen raflara erişmek için kendi arabasını kütüphanenin önüne park edip, üstüne çıkmayı akıl ediyor:)

18. Ay kategorisine gönderildi | Yorum yapın

Selin bugünlerde..

  • Park Park diyip dışarı çıkmak istiyor…
  • Peppe videoları izliyor şarkılarını söylüyor
  • Çoraplarını kendi çıkarıyor, ayakkabılarını kendi giymeye çalışıyor
  • Gymboree derslerine devam ediyor
  • Melike ablasıyla profilo alışveriş merkezine gidiyor…
18. Ay kategorisine gönderildi | Yorum yapın

Ressam Selin

Benim minik kızım bir süredir resim derslerine de başladı. Giyiyor önlüğünü Melike ablasıyla soluğu Gymboree’de alıyor. İnşallah büyüyünce o da Öyküsu ablası gibi çok güzel resimler yapar. İlk eserlerini foto olarak yüklüyorum. Fırçayı güzel kullanıyormuşsun Melike ablanın dediğine göre. Geçtiğimiz haftasonu bir de şirket pikniğimiz vardı. Orada da at, inek, kuzu gördün yakından ilk defa. Aslında daha önce babanın şirket pikniğinde de görmüştün ama o zaman çok küçüktün ve etrafındakilerin çok da farkında değildin.

18. Ay kategorisine gönderildi | Yorum yapın

Yeni Arkadaş

Bu haftasonu kendine yeni bir arkadaş edindin Selin’cim. Senin gibi minik tatlı bir kız. Adı Alya. Paylaşımınız başlarda çok olmadı. Sen top havuzunun derdinde ve kendi aleminde idin.  Ama sonlara doğru kalabalık azalınca birlikte oynama şansınız oldu. Bu dönemde çocuklarla oynarken biraz bencilsin. Önüne çıkanları ittirmek, elinden toplarını almak gibi hareketler yapabiliyorsun. Daha çok yaşça kendinden büyüklerle oynamayı tercih ediyorsun. Nedense erkek çocuklarla ya da büyüklerle de aran daha iyi:). Bisikletinle gezmeyi çok seviyor, Garanti bankalarındaki Bremen mızıkacıları eşeğine her seferinde sarılıyorsun. Söylediğimiz kelimeleri tekrarlamaya da başladın. Yol, ayı, araba vb…Hele haftasonu Şeniz halanın sana getirdiği sayı kartları ve eğitimi sayesinde onüç falan demeye başladın ki babanla biz gülmekten yerlere yattık. Eee insanın doktoralı, Tubitak çalışanı bilim kadını bir manevi halası olunca böyle oluyor demekki  🙂 1 günde sayı saymaya falan başlıyosun. Anne babadan geçen zeka genlerinin de payı yok değil tabi:)

17. Ay kategorisine gönderildi | Yorum yapın

Selin Gaziantep’te

1 mayıs tatilini fırsat bilip güzel bir Antep turu yaptık. Senin için bu gezi çok keyifliydi,  anne babayla 3 koca gün:) . Uçakta gidişte genelde uyudun, dönüşte biraz sıkıldın ama genel performansın çok iyiydi.

Gaziantep gezimizde  pek çok hediyelik aldık,  kutnu kumaşı, yemeniler, bakır kahve takımları, fıstıklar, baharatlar, baklavalar vb)

Gittiğimiz mekanlara gelince:

Yemek için: İmam çağdaş, Aşina, Antep Evi ve Cıncık  (simit kebabı, beyran çorbası, analı kızlı, yuvarlama, mumbar dolması …)

Kahve Keyfi: Tahmis Kahvesi (menengiç kahvesi ve zahter içilebilir)

Park: 100. yıl parkı

Müzeler: Gaziantep kent müzesi, Zeugma mozaik müzesi (bebek arabasıyla çok rahat gezilebiliyor:)), Gaziantep Kalesi Panaroma Müzesi

Hayvanat bahçesine çok istememize rağmen son gün havanın kötü olması nedeniyle gidemedik başka sefere kısmetse:)

16. Ay, Gaziantep, Geziler kategorisine gönderildi | Yorum yapın

Meraklı, hareketli, dayanıklı, cesur Selin…

Sevgili Kızım

15. ayını geride bıraktığın şu günlerde kişilik özelliklerin de iyiden iyiye kendini gösteriyor. Öncelikle çok hareketli ve meraklı bir bebek olduğunu söyleyebilirim.  Biz de seni bu konuda elimizden geldiğince destekliyoruz. Parkta bahçede oynamaktan ve özellikle son günlerdeki favori oyunun merdiven inip çıkmaktan, dizlerin çizikler, morluklar içerisinde. Ama ne gam ne tasa o kadar mutlusun ki…zaten yaraların da hızla iyileşiyor alien gibisin:) Çook meraklısın, heryere girip çıkmak herşeyi kurcalamak istiyorsun. Koştururken zaman zaman düşüyor ama kendi başına kalkıp yoluna devam ediyorsun benim dayanıklı kızım. Biz de babanla ağlamayasın diye hiç tepki vermiyoruz sen düştüğünde. Ama acı eşiğin çok yüksek. Diyoruz kızın başına ciddi birşey gelse, gene ağlamayacak bizim de haberimiz olmayacak o derece yani. Parkta bahçede top oynayan çocuklar görsen hemen yanlarına gitmeye çalışıyorsun. Eğer biraz çekinirsen annenin ya da babanın elini tutup seni götürmesini istiyorsun. Bir de bakıcından öğrendiğimiz kadarı ile bazen parkta yanında bebeğin varsa arkadaş olmak istediğin bir çocuğun yanına gidip bebeğini uzatıyormuşsun çok duygulandık bunu öğrenince. Kendince en değerli oyuncağını arkadaş olmak istediğin kişiyle paylaşmaya çalışıyorsun.

Bu yazıyı okuyanlar ocak ayındaki bir videomuzu da izlesinler bakalım:)

Selin Mama Sandalyesinde

16. Ay kategorisine gönderildi | 2 Yorum

İlk dişçi kontrolümüz..

Sevgili Kızım

Mart ayında  ilk kez dişçi kontrolüne gittin. Bayağ büyükçe çıkmakta olan  azı dişlerin ve şiddetli diş kaşıntın bizi huylandırınca soluğu bir arkadaşımın tavsiye ettiği çocuk dişçisinde aldık. Ancak gördük ki endişelenecek bir şey yokmuş. Dişçide   bir çocuk oyun alanı olduğu için muayene öncesinde bayağ keyifliydin. Diş muayenen de benim kucağımda ve oldukça kısa sürdü. Geceleri hala biberon kullandığın için bir diş mendili kullanma tavsiyesi alıp,  6 ay sonra kontrole gelmek üzere muayenemizi tamamladık.

 

İlk Günler kategorisine gönderildi | Yorum yapın