Annelere tavsiyeler II

Selin’in bebeklik dönemi için Annelere tavsiyeler diye bir yazı yazmıştım. Çocukluğa geçtiği dönem için ise aklıma gelen eklemeleri yapmak istedim.
  • Çocukla vakit geçirilebilecek yerler: OBA (kapalı alanda çocuk oyun parkı) , Emirgan Sütiş (alt değiştirme olanağı, mama sandalyesi), Portaxe (çocuk oyun alanı ve gözetmen ablalar), D&R çocuklar için vakit geçirmek adına çok keyifli, Play Barn Astoria (selini 1 saat burada rahatlıkla oyalabiliyoruz) , Teknosa Cevahir oyun alanı, Göztepe Parkı
  • Temizlik ürünleri: Sabun cevizi, arap sabunu, dalin sıvı deterjan, hacı şakir granül sabun
  • Kitaplar: Tubitak yayınları, sesli kitaplar, iş bankası yayınları çıkartmalı kitapları
  • Oyuncaklar: Tchibo’da çok keyifli ahşap oyuncaklar var, sayı kartları, eşleştirme kartları

 

 

27. Ay, Öğrenilen dersler kategorisine gönderildi | Yorum yapın

Selin’in Repertuarı

Sevgili kızım bugünlerde çok güzel şarkılar söyler oldu. Oyuncak tefini de beraberinde çalmayı ihmal etmiyor. Repertuarımızdaki şarkılara bir göz atalım: )

– Ali Baba’nın Çiftliği

– Küçük Kurbağa

– Küçük Ayşe

– Hello, How are you Selin?

– Hüdayda

– Arkadaşım eşşek

– Twinkle twinkle little star

27. Ay kategorisine gönderildi | Yorum yapın

Dedem bize geldi

Şubatın ilk haftasında Halil dedem beni ziyarete geldi. Beraber oyunlar oynadık, alışveriş merkezlerinde gezdik, haftasonu kahvaltısına Moda Teras’a gittik velhasıl güzel vakit geçirdik. Dün dedemi uğurladık “Dede gene gelsin dedik” tekrar gelişi için söz aldık.

27. Ay kategorisine gönderildi | Yorum yapın

Selin Prenses

 

Minik kızım kendini şimdiden prenses ilan etti. Biz aslında babası ile böyle bir tanımlama yapmamıştık ama sanırım okulda ve ablandan bu prenses kelimesini sık duyuyor olsan gerek kendini çoktan prenses ilan etmişsin.

– Selin’cim okuldaki arkadaşlarının adı ne?

– Bade,  Fırat

– Sen en çok hangi arkadaşını seviyorsun?

– Bade’yi.

– Selin’cim senin soyadın ne?

– Selin Öncül değil mi? Hayır Bade Öncül, Selin Prenses…

26. Ay kategorisine gönderildi | Yorum yapın

İlk karne heyecanı

Sevgili Kızım

Ocak ayında Oyunevi’nden ilk karneni aldın. Ben aslında ablan cuma günü karne günü imiş Selini de cuma çağırdılar dediklerinde çok önemsememiştim durumu.  Büyük çocuklar karne alır, sizi de topluyorlar herhalde diye düşündüm.  Meğer sen de ciddi ciddi karne almışsın. Hem de 3 tane. 1 tanesi sınıf öğretmeninden, 1 tanesi müzik öğretmeninden, 1 tane de ingilizce öğretmeninden ki biz sana ingilizce öğrettiklerinin bile pek farkında değildik:) Meğer arada bir 10-15 dakika size ingilizce şarkı vs dinletiyorlarmış. Karne almanı takip eden günlerde evde how are you? how are you? diye şarkı söylediğini fark edince durum bizde netleşti:) Karnenin bayağı dürüst verildiğini söyleyebilirim. Örneğin “oyuncaklarını arkadaşlarla paylaşma isteği”, “sözcük bilgisi” , “öğrendiklerini kullanma isteği”, orta gelmiş:) Ama genelde gayet iyi. Güzel kızım hep güzel ve mutlu bir okul hayatın olsun dilerim. Çünkü ben anladım ki, aslında biran önce geçsin of ne sıkıcı bu ödevler vs. diyerek sıkıldığımız okul yılları, aslında hayatımızın en güzel yılları. Hem çok güzel arkadaşlıklar ediniyor, hem yazları çok güzel ve uzuun tatiller yapıyor, hem de her gün yeni bir şeyler öğrenme fırsatı yakalıyoruz. İnsan bunların kıymetini, mezun olup, iş hayatının  çetin ve sıkıcı dönemlerine başlayınca anlıyor maalesef.

26. Ay, Anasınıfı, İlkler, Karne kategorisine gönderildi | Yorum yapın

Hayatımıza giren diyaloglar…

– Anneaaa Peppee saati geldi mi? …. Hayır selincim gelmedi akşam 10 da gelicek…

– Bilgisayardan Peppee açalım….Olmaz Selincim akşam 10 da açıcaz…. Omazz   Sekizdeee…

– Selincim dışarı çıkalım mı? Çıkmaycam…Selincim üstünü giyer misin? Giymeycem….Evde yanlız mı kalıcaksın Selincim? …Ebet

– Anneaaa ben yıkancam pis olduumm…Selincim akşama yıkanırız.. (Selin butun ustunu cıkarıp kendını kuvete atar…)

– Anneaa epsitlerim nerde ? …Masada Selincim…Ben hebsini bulamadım…

-Anneaaa Napıyoşun? Çalışıyorum Selincim…Anneaa Napıyoşun? (çalışmayı işten saymayıp laptop kapağı tak diye kapatılır)

– Selincim altına bez bağlayayım mı? …Bez YOK.   (sonra zaman zaman lazımlığa gitme unutulur ve ıslak son:) tum kıyafetler cıkarılır , selin yıkanır, halılar silinir vs.vs.)

– Anneaaa dans edelim NE DERSİN?

-Selincim bantı ver…Bi dakka bunu bitiriyim

– Melike abla ben babamı çok seviyom bana mısır patlattı. ben anneme mısır verdim….(patlamış mısır hastası kızım:)  bir akşam önce yaptıklarını bakıcı ablamıza bir bir anlatırken)

-yüdennn  (türkçesi lütfen:))

– ben bilemedim onu (yanıtını bilmediği soru olunca)

– Anneaa ben seni çoook seviyom (annenin içinin yağları erir)

26. Ay, Konuşmalar kategorisine gönderildi | Yorum yapın

Elveda 2012

Bir yılı daha geride bırakıyoruz sevgili kızım. Bu yıl nasıl geçmiş aklıma gelen kilometretaşlarını sıralayayım bir proje yöneticisi olarak:)

– Melike ablan hayatımıza girdi birlikte güzel günler geçirdik, geçiriyoruz

– Sen bebeklikten çocukluğa geçtin yürümeye, konuşmaya, isteklerini yaptırmaya başladın

– Arabamızı değiştirdik. İlk göz ağrımız, babanla tüm acemilik kahrımızı çeken  arabamızı satıp aile boyu daha büyük bir araca geçtik

– Anaokuluna haftada 2 yarım gün gitmeye başladın

– Babanın iş yeri taşındı Gebze’ye gitmeye başladı:(

– Seninle 2. yurtdışı gezimizi Litvanya’ya yaptık

– Annen doktorayı bitirdi (sonunda:))

– 2. yaş gününü kutladık

 

 

25. Ay kategorisine gönderildi | Yorum yapın

Geveze ve Okullu Selin

25. ayımıza girerken Selin hanım  pek bir dillendi. Kastım 3-4 kelimelik cümleler kurması değil. Hanımefendi şarkılar, ninniler söylüyor, eline kitap alıp sayfalarındaki resimleri anlatıyor, anne babayla telefonda sohbet ediyor bülbül gibi şakıyor anlayacağınız. Bunun bir de acı tarafı var ki “terrible two” dönemini resmi olarak açtık.  Herşeye hayır demeler, her işi kendi başına yapma istediği ve inadı velhasıl bir kendini ispatlama çabası. Biz de ne yapalım babayla mecbur pedagogunun önerdiği gibi minimum ama kesin hayırlar ve genelde bir boyun eğme şeklinde bu dönemi geçiriyoruz ki kriz yaşamayalım.

Öte yandan anne ve babanın uzun uğraşlarından sonra yeni bir kreşe başladın. İsmi Playhouse. Şimdilik haftada 2 yarım gün buraya gidip arkadaşlarınla oyun oynama fırsatı ediniyorsun. Havalar güzelleşip bahar gelince belki 3 yarım güne çıkartmayı düşünüyoruz.  Annenin doktora mezuniyet belgesini aldığı cuma gününün hemen ertesindeki pazartesi günü senin ilk okul gününün başlangıcına denk gelmesi de çok ironik oldu diyebilirim sanki bayrak devri gibi:)

25. Ay kategorisine gönderildi | Yorum yapın

Selin 2 yaşında!

Sevgili Kızım

Dün 2 yaşına bastın. Zaman nasıl da geçiyor. İyi ki doğdun sevgili kızım. Sayende hayatımız renklendi. Daha çok güler olduk. Detaylara daha fazla dikkat eder, küçük şeylerden daha fazla mutlu olur olduk. Birazcık yorulduk ama emek olmadan mutluluk olmuyor değil mi:) Şimdi büyüdün bizimle sohbet ediyorsun. Seni çok ama çok seviyoruz..

Ve geç kutlama…

Doğum günü partini annenin canlı geçişi olması sebebiyle 17 Kasımda yapabildik. Doğum gününe arkadaşın Nisan ve yeni arkadaşın Arven de katıldı.  Birlikte güzel oyunlar oynadınız. Teyzen, Seniz halan, Melike ablan da tabi ki tam kadro bizdeydi. Doğum günü mumunu bu sene üfleyebildin:) Uğur böcekli pastana bayıldın, biz de bir dilim yemene izin verdik. Gerçi ben pasta konusunda biraz hayal kırıklığına uğradım. Şeklen güzel olsa da, Özsüt pastalarının genel kalitesinin altındaydı. Sanırım bir daha Özsüt’den doğum günü pastası sipariş etmeyeceğim. Çok güzel hediyeler aldın hepsini de kendin açtın. Özellikle teyzenin aldığı ev ayakkabısına bayıldın..

.

 

24. Ay, Kilometretasları kategorisine gönderildi | Yorum yapın

Kurban bayramı

Sevgili Kızım,

Bu sene kurban bayramını ailecek Düzce’de geçirdik. Bayram tatili boyunca anneannen ve dedenle bahçede yürüyüşler yaptın, hava elverdiğinde parka gittin. Banu ablanla oynadın.  Babanın sayesinde Düzce’de açılan yeni alışveriş merkezinin oyun alanında keyifli saatler geçirdin, Düzce köftesi yedin.  Sonbaharın güzel günlerini fırsat bilerek, ailecek gittiğimiz Güzeldere Şelalesi‘nde keyifli bir gün geçirdin. Bu arada konuşman iyice ilerledi.  4 kelimelik cümleler kurmaya başladın ” Anne bana bunu al ” gibi, ayrıca babanı da gıdıklamaya başladın. Öte yandan şarkı söylemeye başladın ” bebişimi uyutuyorum” diye uydurulmuş bir şarkıyı söylüyorsun sürekli.

Bayram tatilini fırsat bilip emzirmeyi kestik. Dolayısı ile anne kız yeni bir döneme girdik. Umduğumdan kolay oldu diyebilirim. Memişler uff oldu dedim birkaç gün yara bandı taktım o kadar, senin gibi emme düşkünü bir kızı 3-5 günde emmemeye alıştırdık. Şimdilik anneyi severek kucağına yatarak idare ediyorsun. Ama birazcık taviz versem gene emmeye baslarsın o kadar da hazırda bekliyorsun:) Sadece senin için değil anne için de zor tabi kızıyla bu özel bağı koparmak. İmkanım olsa seni okul çağına kadar emzirirdim sanırım Moğol anneler gibi:)

24. Ay, Düzce, Geziler, Kilometretasları kategorisine gönderildi | Yorum yapın